|
Türk dizisi Nur (Gümüş), Arap dünyasının dört bir yanında anormal reyting alırken-ki ben bu durumun Arapların Türkiye’ye bakış açısında devrim yarattığını düşünüyorum- siyasi gözlemler Ortadoğu’da yükselen Türk rolünün altını çiziyor. Türkiye-Afrika zirvesi, İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad’ın ve Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad’ın Türkiye’de ağırlanması, Erdoğan’ın Bağdat ziyareti, Rusya ile Gürcistan arasındaki hatta girilmesi, Ermenistan ve Yunanistan’la ilişkileri doğallaştırma çabaları ve Suriye ile İsrail arasındaki arabuluculuk gibi birçok düzeyde, Türkiye atakta.
Eş zamanlı olarak İran, Buşehr’deki nükleer tesislerinin inşası ve uzay alanında Rusya’yla işbirliği yapıyor. Cezayir Cumhurbaşkanı Buteflika’nın Tahran ziyareti sırasında köprüler kuruyor ve Irak Başbakanı Nuri El Maliki’yi karşılıyor. Ayrıca Ahmedinejad’ın İstanbul ziyareti ve Lübnan’daki grupların anlaşmasını sağlayan Katar Emiri Şeyh Hamd Bin Halife’nin Tahran ziyareti de dikkat çekiyor.
BU ÜLKELERİN BİRBİRİYLE SORUN VE ACILARI VAR
Bunun sonucunda bazı yorumcular, İran ve Türkiye’nin bölgede esaslı rol oynadığı yeni bir sistemin ortaya çıktığını söylüyor. Bu hareketlenmelerdeki yeni bir husus da, birbiriyle sorunları ve acıları olan ülkeler arasında gerçekleşmesi. Bu ülkeler çıkarları doğrultusunda, sorunların üstüne çıkıyorlar.
Türkiye ve İran siyasi olarak karşıt taraftalar. Zira, Türkiye’nin İran’ın azılı iki düşmanı, ABD ve İsrail ile bağlantıları var. Tahran’daki İslami rejimin temsilcileri, resmi ziyaretlerinde protokolün öngördüğü üzere, Türkiye’deki laik cumhuriyetin kurucusu Atatürk’ün mezarını ziyaret etmeyi reddediyor. Bu yüzden Ahmedinejad’ın ziyareti İstanbul’da gerçekleşti. Organizasyonu yapan Türkler, bunu cumhuriyetin kurucusuna hakaret olarak görmediler. Çünkü ortada protokolden daha büyük çıkarlar var. Türk hafızasında
|